arşiv

yazar arşivi

Hormon Tedavisi (Erkekler İçin)

Perşembe, 23 Haz 2011 admin yorum yok

Hormon Tedavisi (Erkekler İçin)

Erkeklik hormonu testosteron tedavisini, erkek menopozu olarak kabul edilen hırcınlık ve mukavemet gücü kaybını önleyebileceği saptandı.

Menopoz rahatsızlıkları olan kadılara, ateşlenme, osteoporosis nedeniyle verilen hormon tedavisinin, erkeklerde tartışmalı olduğuna değinen uzmanlar, testosteron tedavisinin erkeklerde, menopoz rahatsızlıklarını indirebildiğine değindi.

Testosteronun enjekte edilebileceği gibi, jöle şeklinde hazırlanacak parcalarla deriden veya ağızdan alınabileceği, bu konuda bazı firmaların yeni uygulamalara girdiği belirtildi.

Sheffield Üniversitesinde yapılan bir araştırmada, kronik kalp rahatsızlığı olan 20 erkek üzerinde testosteron tedavisi uygulandı. Testosteron tedavisinin bu deneklerde yürüme gücünü yüzde 34 artırdığı saptandı.

TESTOSTERON KASLARI GÜÇLENDİREBİLİYOR

Kalp rahatsızlığı olan erkeklerde, testosteron oranının düşük olduğu, bu gruptaki erkeklerde soluma rahatsızlığı, kas güçsüzlüğü ve depresyon görülebildiği biliniyor. Araştırmada, testosteron terapisinin kalp fonksiyonunu yükseltici özellik ortaya koymadığı, fakat kasları güçlendirebildiği gözlendi. Bazı uzmanlar, erkeklerde görülen ve andropoz olarak adlandırılan rahatsızlıkların yaşlılık nedeniyle oluştuğunu, ancak bunda testosteron oranının azılmasının da etkili bulunduğunu düşünüyor.

Deneysel bir testosteron jölesinin 98 erkekte denendiği ve 24 saat içinde testosteron oranını yüzde 85 normale çevirdiği gözlendi. Uygulamada yan etki olarak, bazı hastaların ağızlarında hafif tahrişler meydana geldiği belirlendi. Güney California Üniversitesinde denenen sentetik testosteron hapının ise 60-87 yaş grubunda kasları geliştirdiği, kas gücünü ve fiziksel işlevi artırdığı gözlendi. 12 hafta süren denemelerin ilk altı haftasında, tedavinin yeterli etki sağladığı görüldü.

RİSKLERİ DE VAR

Araştırmacılar, testosteron tedavisinin yaşlı erkeklerde fiziksel gücü artırabileceğini kaydetti. Hormon tedavisinin kadınlarda meme kanseri riskini artırdığı, yüksek testosteron oranının ise erkeklerde prostat kanseri riskini artırabildiği biliniyor.

Ağızdan alınan erkeklik hormonu haplarının ise karaciğerde toksin meydana getirebileceği belirtildi. Araştırma raporu, San Franciscoda başlayan Endokrin Kuruluşunun genel kurulunda açıklandı.

Diş Beyazlatmak İçin Yapılması Gerekenler

Perşembe, 23 Haz 2011 admin yorum yok

Diş Beyazlatmak İçin Yapılması Gerekenler

Sadece 1 Günde Yepyeni Dişlere Kavuşabilirsiniz!

Dişlerdeki eksiklik veya kötü görünüm sosyal hayatı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biri. Avrupa ve ABD’den sonra Türkiye’de de uygulanmaya başlayan yöntemle sadece 1 günde yeni, bembeyaz ve sağlıklı dişlere kavuşmak mümkün. Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, bu yöntem hakkında bilgiler verdi.

Yüz Şekline Göre Saç Kesimi

Perşembe, 23 Haz 2011 admin yorum yok

Yüz Şekline Göre Saç Kesimi

ısa veya uzun, dalgalı veya düz olması o kadar mühim değil.
Mühim olan çok fazla zaman harcamadan rahatlıkla şekillendirebileceğiniz ama havalı bir görünüm elde edebileceğiniz kesimler.
Bu modellere bayılacaksınız.

En Gözde Saç Modelleri

En Gözde Saç Modelleri En Gözde Saç Modelleri

En Gözde Saç Modelleri En Gözde Saç Modelleri

En Gözde Saç Modelleri En Gözde Saç Modelleri

Ozon Yağının Faydaları

Pazartesi, 20 Haz 2011 admin yorum yok

Ozon Yağının Faydaları

Ozon nedir öncelikle ondan bahsedelim, Aktif olan oksijenin mikropları öldürmede ve kokuları gidermede etkili olduğu bilinir. Güneşteki ultraviyole ışınlar ile şimşek çakması arkasından görünen elektrik arklarıyla meydana gelen Ozon, dünya çevresinde koruyucu bir kalkan şeklinde bulunur. Dünyamızı güneşten gelen radrasyonların etkisinden korumaktadır.
Ozon yağı senelerden beri deri hastalıkları tedavi için kullanılıyor Avrupa ‘ da. Ozon yağı cilt bakımı açısından devrim sayılır. Saf oksijen molekülleri, ozonlanan zeytinyağı içinde jel halinde bekletilmektedir. Deri üzerine masaj yapılarak kolaylıkla deri tarafından emilir. Bebeklerdeki kadar temiz, saf bir tene sahip olmak isteyenler için Ozon yağı mükemmeldir.

Ozon Yağının Yararları (Faydaları)
• Ozon yağı ile aknelerinizden kurtulabilirsiniz.
• Ayakta oluşan mantarların geçmesinde faydalıdır Ozon yağı.
• Ozon yağı kekiler ve yaralar için güzel bir iyileştiricidir, mükemmel bir antiseptiktir.
• Kafa derisinde görülen sorunlar ile kepeğin yok olmasını sağlar Ozon yağı.
• Baş ağrılarını da geçirmektedir Ozon yağı.
• Ozon yağı ile Egzaman hastalığını da tedavi edebilirsiniz.
• Pişik olmuş cildi de Ozon yağı sayesinde iyileştirebilirsiniz.
• Ozon yağının güneşten kaynaklanan yanıkların tedavisi için kullanabilirsiniz. Çabuk ve ağrısız geçmesini sağlar.
• Ozon yağı sayesinde kaslardaki ağrı, spazm ve kramp giderilir.
• Dudak çatlamaları içinde faydalıdır Ozon yağı.
• Ozon yağı Ter konusunda da faydalıdır. Hafif olan ve uzun süre etkili bir deodorant olur.
• Basur hastalığı içinde faydalı olur Ozon yağı.

Ozon Yağının Zararları

Ozon yağının vücuda bir zararı bulunmaz.a

Deneme Yemek Tarifi Deneme

Cuma, 17 Haz 2011 admin yorum yok

Deneme Yemek Tarifi Deneme

deneme deneme tarif deneme

Deli Bal Nedir Faydaları Nelerdir

Pazartesi, 13 Haz 2011 admin yorum yok

Deli Bal Nedir Faydaları Nelerdir?

Deli Bal Hakkında Genel Bilgiler
Karadeniz’ in doğu kısımlarına özgü bir baldır Deli bal. Bu bölgedeki doğada yetişmekte olan “Dağ Gülü” adlı bitkinin nektarıyla üretilmektedir. Çok eskiden bugüne bilinmektedir bu bal çeşidi. Eski zamanlarda kimyasal silah şeklinde de kullanılmaktaydı Deli bal. Acımsı ve buruk tadı olan Deli balı 1 çay kaşığından fazla kullanmamalıdır.
Deli Bal’ ın Yararları (Faydaları)

Kullanım sırasında 1 Çay kaşığı aşılmamalıdır.
• Sinir rahatsızlıklarına, sinir bozukluklarına faydalıdır Deli bal.
• Şeker rahatsızlıkları içinde faydalıdır Deli bal.

Kavunun Yararları Faydaları

Pazartesi, 13 Haz 2011 admin yorum yok

Kavunun Yararları Faydaları

Kavun yaz aylarının vazgeçilmez meyvesidir, serinlik veren hoş tadıyla herkesin sevdiği bir lezzettir. En bilinenleri ise Manisa Kırkağaç kavunları gelir. Büyük yapraklı, sarı renkli çiçekleri olan Kavun sürünen bitkidir. Tadıyla herkesin beğenisini kazanmasının yanında vücuda yararlarıyla da tanınır. Bünyesindeki bulunan çokça suyun yanında A il C vitamini de çok fazladır. İyot ile krom mineralleri yönünden de zengin bir meyvedir.

Göğüs Büyütme Operasyonu

Cuma, 10 Haz 2011 admin yorum yok

Memeler yani halk arasındaki adı ile göğüsler, kadınlar için beden görünümü, fiziğini tamamlayan en önemli unsurlardan biridir. Meme büyütme ameliyatlarında kadının omuz genişliği, göğüs çevresi, bel ve kalça çevresi ile meme hacmi önemli etkenlerdir. Kadınlarda meme küçüklükleri farklı sebeplerden kaynaklanabildiği gibi bazı kadınlarda göğüsler arasında asimetri farklılıkları da olabilir. Yani bazı kadınlarda özellikle doğum sonrası bebek emzirmeye bağlı olarak bir göğüs de diğer göğse göre büyüme görülür. Günümüzde de her iki göğsün aynı boyuta getirebilmesi için silikon protez uygulanabilmektedir. Bu silikon uygulamanın yanında kadının kendi dokusu ile meme büyütme ameliyatı denense de başarılı sonuç alınamamıştır. Göğüs büyütme ameliyatlarında kullanılan ana madde protezin dış yüzeyinde bulunan silikondur. Yalnızca dolgu maddesinde farklılık olabilir. Göğüs büyütme ameliyatlarında kullanılan her protezin kendine has avantaj ve dezavantajları vardır. Bu nedenle meme büyütme ameliyatı olmadan önce bütün bu ayrıntıları doktorunuzla konuşmalısınız.

Estetik meme büyütme ameliyatı olmaya karar verdiğinizde, ilk önce alanında uzman bir plastik cerraha başvurmalısınız. Estetik göğüs büyütme ameliyatı, birçok kadının kendine olan güvenini yerine getirmektedir. Ancak meme büyütme ameliyatı olunacağı zaman unutulmaması gereken, kesinlikle doktoruyla karşılıklı görüşüp kendi bedenine uygun ölçüde büyüklükte meme protezleri taktırmalıdır. Meme büyütme ameliyatında doktorunuzla konuşacağınız konular arasında, sigara ve alkol kullanıp kullanmadığınız, yaşınız, kemik yapınız, kalıtımsal özellikleriniz yer alır. Çünkü bu faktörler meme büyütme estetiği sonucu hakkında ön bilgi verebilir.

Meme protezleri çeşitleri nelerdir?

Göğüs büyütme ameliyatları için kullanılan meme protezler, göğüs şeklini andıran balon görümünüdür. Meme protezleri yuvarlak ve anatomik diye tabir edilen damla şeklindedir. Göğüs büyütme ameliyatı olmak isteyen kadınlar, kendi göğüs ve vücut yapısına uygun olan protezi seçmesi gerekir. Balon diye tabir edilen silikonun kadının vücudundaki dokulara uyum sağlayabilmesi için protezin yüzeyi pürtüklü hale getirilerek üretime sunulur. Lakin balon silikonun içini dolduran maddeler farklı olabilmektedir.

göğüs büyütme estetiği

Günümüzde en çok tercih edilen silikon çeşitleri ise:

Gel-filled: 1992 senesinden bu yana ABD de yasaklanmıştır. Ancak 2005 yılında kullanımında bir sakınca olmadığına karar verilmiş ve şu anda tekrar kullanılmaktadır. Farklı boyutlarda hazırlanmaktadır. Dış yüzeyi silikondur ve balonun içersinde silikon orijinli bulunmaktadır.

PVP : Üreten firmanın piyasadan ürünü çektiği bilinir. Aynı şekilde silikon balonun içi PVP (polyvinyl pyrrolidone povidon) adı verilen kimyasal madde ile doludur.

Soya Yağı: Kullanılan silikon balonun içine soya yağı konulan hazır bir protezdir. Henüz yeni yeni kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa da kullanılan bazı kişilerde aşırı şişmeler görüldüğü için üretici firma tarafından piyasadan çekildiği bildirilmiştir.

Saline-filIed : Silikon balonun içinde herhangi bir madde yoktur. Ameliyat sırasında halk arasında tuzlu su diye tabir edilen “Serum Fizyolojik “ sayesinde arzu edilen hacim elde edilene kadar doldurulur.

Göğüs büyütme ameliyatı öncesinde mamografi ve ultrasonografi diye tabir edilen radyolojik tetkikler ile meme dokusu değerlendirilir. Her ameliyatın olduğu gibi göğüs büyütme ameliyatının da kendine has riskleri vardır. Göğüslerde ameliyat sonrasında ağrı ve ödemler oluşabilir. Nadir de olsa ameliyata bağlı kanama ve enfeksiyon da görülebilir. Bazı kadınlarda da estetik göğüs ameliyatı sonrasında meme başlarında ve kesi yerlerinde hissizlik olur.

Estetik göğüs büyütme ameliyatında, memelerin içine konulan protez zaman zaman farklı sorunlara sebep olabilir. Zira konulan protezin etrafında kapsül diye tabir edilen bir soru ortaya çıkabilir. Bu kapsül zar ince ise çok fazla sorun teşkil etmezken, kalın olması halinde sorun çıkarabilir. Hatta vücut silikonu yabancı algılayıp, silikonun operasyonla çıkarılmasını gerektirebilir.

Silikon protezler yapı itibariyle çok ince bir dış yüzeye sahip olsalar da oldukça dayanıklı bir yapıdadırlar. Dışarıdan gelecek darbelere karşı dayanıklılık gösterirler. Hatta göğüs büyütme ameliyatından ortalama 2 ay sonra kişi yüz üstü yatabilmektedir. Silikonlarda meydana gelebilecek yırtılmalar da ender olarak rastlanılan bir durumdur ve olası trafik kazalarında, yüksek bir yerden düşme durumlarında, delici alet yaralanmalarında meydana gelebilir. Böyle durumlarda özellikle serum fizyolojik ile doldurulmuş silikon protez kullanılmışsa korkulacak bir şey pek yoktur zira tedavisi ve telafisi mümkündür.

Silikon protezin içine konulan serum fizyolojik valf sebebiyle protez dışına yani doku aralıklarına sızıntı yapabilir. Böyle durumlarda dokular bu sıvıyı vücuda zarar vermeden emer.

Göğüs büyütme ameliyatı olarak göğüslerine silikon protez koydurtan kişilerin, olası meme tümörlerinin tespit edilmesinde sıkıntı yaşandığı bilinmektedir. Ancak son yıllardaki MR’ın meme inceleme deli gelişmeleri bu tür kuşkuları ortadan kaldırmıştır.

Estetik göğüs büyütme ameliyatına girmeden en az 2hafta öncesinden sigara içiyorsanız bırakmanız gerekir. zira ameliyat öncesinde ve sonrasında sigara içmemeniz ameliyatın sonuçlarının daha başarılı ve istenilen sonuca daha çabuk ulaşılmasında faydalı olur. Ameliyat öncesi soğuk algınlığına yakalanmamaya özen gösterin zira bu ameliyatınızın ertelenmesini gerektirebilir. Göğüs büyütme ameliyatı öncesinde kan sulandırıcı aspirin türü ilaçlar kullanmamanız gerekir. Fazlaca E vitamini almamaya ve güneşte fazla kalmamaya özen gösterin.

göğüs büyütme ameliyatı

Göğüs büyütme ameliyatı ne kadar sürer ve hangi anestezi ile yapılır?

Estetik meme ameliyatı genel anestezi ile yapılır ve ortalama 1 ila 1,5 saat arasında sürer.

Göğüs büyütme ameliyatında protez göğüslere nereden konulur?

Doktorunuzla birlikte karar vereceğiniz şekilde meme ucundan, koltuk altından veya meme alt çizgisinden silikon göğüs içine yerleştirilebilir. Son yıllarda göbek etrafından girilerek de silikon göğüslere yerleştirebilirken henüz bu yönteme çok rağbet edilmemektedir.

Estetik meme büyütme ameliyatında iz kalır mı?

Göğüs büyütme ameliyatlarında protez nereden konulursa konulsun iz mutlaka kalır. Ancak zaman geçtikçe izin görünürlülüğü azalır. Ameliyat izinin en az belirgin olduğu yer, meme başından konulan protezlerde olur. Zira meme başı memenin tamamına göre daha koyu renktedir ve doğal olarak ameliyat izi daha belirsiz bir hal alır.

Estetik meme büyütme ameliyatından sonra ağrı olur mu?

Göğüs büyütme ameliyatı olduktan sonra ağrılar beklenen bir durumdur. Lakin doktorunuzun vereceği güçlü ağrı kesiciler, hissedeceğiniz bu ağrıları yok edecektir.

Göğüs büyütme ameliyatı sonrasında neler yaşanır?

Göğüs büyütme ameliyatından sonra göğüslerinize sutyene benzer bir sargı uygulanır. Bu esnada pansumanlar düzenli yapılır. Ortalama 1 hafta sonra dikişler alınır. Ameliyat sonrasında 6 hafta kadar sporcu sutyeni denilen sutyen giyilir. 3 hafta sonra meme masajı önerilebilir. İş hayatınıza ameliyattan 1 hafta sonra dönebilirsiniz. İlk 3 ay spor yapmaktan kaçınmanız faydalı olur.

Nezle ve Soğuk Algınlığı

Salı, 07 Haz 2011 admin yorum yok

SOĞUK ALGINLIĞI VE NEZLE
Soğuk algınlığı ve grip sık sık birbi­riyle karıştırılan iki ayrı hastalıktır. Her iki hastalığın da etkeni virüslerdir. Bazı belirtilerinin benzer olmasına karşın gribi, birçok tipi bulunan belirli bir vi­rüsün yol açtığı hastalık olarak tanımla­mak daha doğru olur.

SOĞUK ALGINLIĞI YADA VİRÜS NEZLESİ
Soğuk algınlığı çeşitli virüslerin etken olduğu bir üst solunum yollan enfeksi­yonudur. Bu virüsler hastanın öksürük ve aksırığı ile çevreye yayılan damla­cıklar yoluyla bulaşır. Özellikle kış ay­larında sık görülen soğuk algınlığı, bu­run deliklerinin üst bölümünde ve ge­nizde kuruluk, yanma hissi, kaşıntı, hapşırma ile başlar. Çok geçmeden sulu ve saydam, daha sonra sarımsı ve koyu kıvamlı olabilen burun akıntısı görülür. Burun mukozasındaki şişmeye bağlı olarak burun tıkanıklığı gelişebilir.

Kalp ve Damar Sağlığı

Pazartesi, 06 Haz 2011 admin yorum yok

Kalp ve Damar Sağlığı

Her gün yeni bir hastalığın türediği günümüzde bir hastalık var ki hiç azalmamakta, ölümlerin sebepleri içerisinde üst sıralardaki yerini hep korumaktadır. İşte bu hastalık kalp hastalıklarıdır. Kalp krizi, kalp spazmı gibi rahatsızlıklar, çok ağır rahatsızlıklar olup kişinin ölümüne yüksek oranda neden olabilmektedirler. Hepsinin yanında vücudumuzu bir ağ gibi sarmış olan damarlarımızın rahatsızlıkları vardır. Damar rahatsızlıkları da kalp rahatsızlıkları kadar ciddidir ve bazen kalp hastalıklarının tetikleyicisidirler. Damarlarımız hayati organlarımız olan beynimize, kalbimize ve bütün organlarımıza kan taşımaktadır. Damar hastalıklarımız daha çok damar tıkanıklığı ile ortaya çıkmaktadır.

Bütün bu kalp ve damar sağlığımızı korumak için bir takım yollar vardır. Bu yollar basit olmakla beraber düzenli uygulamalarında çok etkili yöntemlerdir. İlk olarak kalbimizi korumak için hayatımızda var olan stresi azaltmaya çalışmalıyız. Daha sonra ise günlük kullandığımız yağ miktarını azaltmalıyız. Besinlerde kullandığımız tuz miktarını olabildiğince aşağılara çekmeliyiz. Kuyruk yağı türevlerini, katı yağları ve türevlerini olabildiğince kullanmamalıyız, hem kalp hem de damar sağlığı açısından çok önemlidir bu. Sıvı yağ en sağlıklısıdır, özellikle zeytinyağı yağ kaynağı için bir numaradır.

Bütün bunların yanında yapılacak bir sürü işlem vardır kalp ve damar sağlığımız için. Düzenli kontrollerden geçerek ve beslenmemizin yanında hayat tarzımızı, uyku düzenimizi düzene sokarak kalbimizi ve damar sağlığımızı koruyabiliriz.

online